Objective: Dysfunction of high-density lipoprotein (HDL) may contribute to coronary heart disease (CHD) risk. We determined whether aggregation to lipoprotein (Lp)(a) of apolipoprotein (apo) A-I underlies HDL dysfunction conferring incident CHD risk.
Methods: A representative sample of 1509 middle-aged Turkish adults was studied at 4.9-years' follow-up yielding 198 incident CHD cases. Statistical analysis was performed using multiple linear regression and Cox proportional regression analyses.
Results: In women, not age or apoA-I, rather complement C3, apoE levels and statin use were linearly related to log-Lp(a). Individuals in the low Lp(a) tertile (<6.4 mg/dL) displayed high mean triglyceride and apoE values, and geometric mean Lp(a) values increased moderately in subjects having low and mid tertiles of apoE or triglycerides, only to be lower in the high tertiles (p≤0.002). These two findings indicated the unexpected fall in Lp(a) under circumstances of high apo E (>4.5 mg/dL) and/or triglycerides (>2.0 mmol/L). Levels actually represent aggregation of Lp(a) to apoA-I in an immune complex, rendering apoA-I atherogenic. Lp(a) did not, but apoA-I did significantly predict incident CHD (HR 1.21 [95%CI 1.07; 1.37]) in Cox regression analyses after adjustment for conventional risk factors and statin use. This adverse action of apoA-I was independent of prevalent metabolic syndrome (MetS), existed in individuals in whom ATPIII-defined MetS was not identified, and was similar in magnitude to that of conventional risk factors.
Conclusion: Beyond being atherogenic, Lp(a) may aggregate in a pro-inflammatory milieu to apoA-I, rendering apoA-I atherogenic. This process is independent of ATPIII-defined MetS and exhibits risk magnitude similar to that of conventional risk factors.
AMAÇ: Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) disfonksiyonu koroner kalp hastalığına (KKH) katkıda bulunabilir. Yeni gelişen KKH riskine yük bindiren HDL disfonksiyonunun altında lipoprotein [Lp](a)’nın apolipoprotein (apo) A-I’e agregasyonunun yatabileceği keyfiyetini araştırdık. YÖNTEMLER: Orta yaşlı Türk yetişkinlerini temsil eden 1509 kişi, 198 yeni KKH’nın geliştiği 4.9 yıllık takipte incelendi. İstatistiksel analiz çoklu regresyon ve Cox orantısal regresyon analizleri ile yapıldı.
Bulgular: Kadınlarda, yaş veya apoA-I değil, kompleman C3 ile apoE düzeyleri ve statin kullanımının log-Lp(a) ile doğrusal ilişkisi vardı. Lp(a) alt üçte bir dilimindeki (>6.4 mg/dL) bireyler yüksek ortalama trigliserid ve apo E değerleri sergiledi. Geometrik ortalama Lp(a) değerleri, apoE veya trigliserid düşük ya da orta üçte bir dilimlerindeki kişilerde ılımlı ölçüde yüksekken, yüksek üçte bir dilimde daha düşüktü (p≤0.002). Bu iki bulgu, yüksek apoE (>4.5 mg/dL) ve/veya trigliserid’li (>2.0 mmol/L) koşullarda Lp(a)’nın beklenmeyen düşüşünü işaret etmekteydi. Düzeyler aslında Lp(a)’nın apoA-I ile bileşmesinden oluşan ve apoA-I’i aterojen kılan bir immün kompleksi simgeliyordu. Cox regresyonu analizinde, geleneksel risk faktörleri ve statin kullanımı için ayarlandıktan sonra, yeni gelişen KKH’yı, Lp(a) değil, apoA-I anlamlı olarak öngördü (HR 1,21 [%95 CI 1,07; 1.37]). ApoA-I’in bu olumsuz etkisi metabolik sendrom (MetS) varlığından bağımsız olup ATPIII-tanımlı MetS belirlenmemiş bireylerde de gözlemlendi ve etki konvansiyonel risk faktörlerinin boyutuna benzerlik gösterdi. SONUÇ: Lp(a), aterojen olma ötesinde, artmış yangı ortamında apoA-I’e onu aterojen kılacak biçimde agregasyon yapabilir. Bu süreç, ATPIII-tanımlı MetS’den bağımsız olup sergilediği riskin boyutu konvansiyonel risk faktörlerininkine benzerdir.