Prediction of metabolic syndrome in women with polycystic ovary syndrome

J Turk Ger Gynecol Assoc. 2012 Sep 1;13(3):178-83. doi: 10.5152/jtgga.2012.24. eCollection 2012.

Abstract

Objective: To identify biochemical factors that serve as predictors for the metabolic syndrome (MetS) in patients with polycystic ovary syndrome (PCOS) and to investigate the value of adipocytokines in the prediction of metabolic syndrome.

Material and methods: A total of 91 pre-menopausal women with PCOS diagnosed according to the Rotterdam consensus criteria were recruited as study subjects. Waist circumference, blood pressure, body mass index (BMI), fasting glucose, serum lipids, insulin, FSH, LH, E2, total testosteron, homeostatic model assessment-insulin resistance (HOMA-IR), serum leptin and adiponectin levels were evaluated for all patients.

Results: Of the 91 women with PCOS, 15 patients met the criteria for MetS. Body weight, BMI, waist circumference, systolic blood pressure, diastolic blood pressure, fasting glucose, total cholesterol, triglyceride, and VLDL concentrations were significantly higher and HDL was significantly lower in women with PCOS+MetS compared with those with PCOS only. However, the level of LDL, FSH, LH, E2 and total testesterone was not significantly different between these two groups. Women with PCOS+MetS had significantly higher levels of leptin and HOMA-IR, and significantly lower levels of adiponectin compared to the women with PCOS only. In the multiple logistic regression model, the association between HOMA-IR and leptin, and MetS remained statistically significant (p=0.001 and 0.018), while the association between adiponectin and MetS was no longer statistically significant.

Conclusion: Aside from the biochemical markers such as glucose, cholesterol and triglyceride, adipose tissue factors and insulin resistance are valuable parameters in the prediction of MetS in patients with PCOS.

Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS) tanısı almış hastalarda metabolik sendromun (MetS) öngörüsünde kullanılabilecek biyokimyasal faktörleri tanımlamak ve adipositokinlerin metabolik sendromun öngörüsündeki yerini araştırmak.

Gereç ve yöntemler: Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanısı almış olan 91 premenapozal kadın çalışma grubunu oluşturdu. Tüm hastaların bel çevresi, kan basıncı, vücut kitle indeksi (VKİ), açlık kan şekeri, serum lipid düzeyleri, insülin, FSH, LH, E2, total testosteron, HOMA-IR (homeostatic model assessment–insulin direnci), serum leptin ve adiponektin seviyeleri değerlendirildi.

Bulgular: PKOS tanısı almış 91 kadından 15’i MetS kriterlerini taşıyordu. PKOS+MetS tanılı kadınlarda sadece PKOS tanılı kadınlara göre vücut ağırlığı, VKİ, bel çevresi, sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, açlık kan şekeri, total kolesterol, trigliserid ve VLDL düzeyleri anlamlı olarak yüksekken, HDL seviyesi anlamlı olarak düşük bulundu. Ancak, bu iki grup arasında LDL, FSH, LH, E2 ve total testesteron seviyeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. PKOS+MetS tanılı kadınlarda diğer kadınlara göre leptin ve HOMA-IR düzeyleri anlamlı olarak yüksek, adiponektin seviyesi ise anlamlı olarak düşüktü. Çoklu lojistik regresyon analizinde HOMA-IR ve leptin ile MetS arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı kalırken (p=0.001 ve 0.018), adiponektin ile MetS arasındaki ilişki istatistiksel anlamını yitirdi.

Sonuç: Kan şekeri, kolesterol ve trigliserid gibi biyokimyasal belirteçlerin dışında, yağ dokusu faktörleri ve insülin direnci de PKOS hastalarında MetS öngörüsü açısından değerlidir.

Keywords: HOMA-IR; Metabolic syndrome; adiponectin; leptin; polycystic ovary syndrome.