The medial-first approach in unstable pediatric supracondylar humerus fractures: association with reduced need for additional exposure and improved cosmetic outcomes

Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2026 Jan;32(1):71-80. doi: 10.14744/tjtes.2025.65069.

Abstract

Purpose: To compare the clinical, cosmetic, and surgical outcomes of medial-first and lateral-first open reduction approaches in the treatment of unstable pediatric supracondylar humerus fractures when closed reduction fails.

Methods: In this retrospective comparative study, 68 pediatric patients (aged 2-10 years) with Gartland Type III and IV supracondylar humerus fractures requiring open reduction were evaluated. Patients were divided into two groups based on the initial surgical approach: medial-first (n = 31) and lateral-first (n = 37). Demographic characteristics, surgical time, pin configuration, range of motion, Flynn's functional and cosmetic outcomes, and postoperative complications were compared between groups.

Results: The medial-first group demonstrated significantly shorter surgical time (55.5 +- 16.0 vs. 72.0 +- 20.2 minutes, p < 0.001) and superior cosmetic outcomes (excellent cosmetic Flynn's scores in 83.9% vs. 62.2%, p = 0.0408). The need for an additional incision was markedly higher in the lateral-first group (0 vs. 18 patients, p < 0.00001). Functional outcomes and complication rates were comparable between groups.

Conclusion: The medial-first approach in unstable pediatric supracondylar humerus fractures provides advantages in surgical efficiency and cosmetic outcomes, while minimizing the need for secondary incisions. It represents a safe and effective option for achieving stable fixation when closed reduction is unsuccessful.

AMAÇ:: Kapalı redüksiyonun başarısız olduğu durumlarda, instabil pediatrik suprakondiler humerus kırıklarının tedavisinde medial-öncelikli ve lateral-öncelikli açık redüksiyon yaklaşımlarının klinik, kozmetik ve cerrahi sonuçlarını karşılaştırmak.

GEREÇ VE YÖNTEM:: Bu retrospektif karşılaştırmalı çalışmada, açık redüksiyon gerektiren Gartland Tip III ve IV suprakondiler humerus kırığı tanısı almış, 2-10 yaş aralığındaki 68 pediatrik hasta değerlendirildi. Hastalar, uygulanan ilk cerrahi yaklaşıma göre iki gruba ayrıldı: Medial-öncelikli (n=31) ve lateral-öncelikli (n=37). Demografik özellikler, cerrahi süresi, pin konfigürasyonu, eklem hareket açıklığı, Flynn’ın fonksiyonel ve kozmetik sonuçları ile postoperatif komplikasyonlar gruplar arasında karşılaştırıldı.

BULGULAR:: Medial-öncelikli grupta cerrahi süre anlamlı düzeyde daha kısa bulundu (55.5±16.0 dakika ve 72.0±20.2 dakika, p<0.001) ve kozmetik sonuçlar daha üstündü (Flynn’ın kozmetik skorunda mükemmel sonuç oranı: %83.9 ve %62.2, p = 0.0408). Ek bir insizyon ihtiyacı lateral-öncelikli grupta belirgin şekilde daha fazlaydı (0 ve 18 hasta, p<0.00001). Fonksiyonel sonuçlar ve komplikasyon oranları ise gruplar arasında benzerdi.

SONUÇ: Kapalı redüksiyonun yetersiz kaldığı instabil pediatrik suprakondiler humerus kırıklarında medial-öncelikli yaklaşım, cerrahi etkinlik ve kozmetik sonuçlar açısından avantaj sağlamakta ve ek insizyon ihtiyacını azaltmaktadır. Bu yaklaşım, stabil fiksasyon sağlamak için güvenli ve etkili bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Publication types

  • Comparative Study

MeSH terms

  • Child
  • Child, Preschool
  • Female
  • Fracture Fixation, Internal* / methods
  • Humans
  • Humeral Fractures* / surgery
  • Humeral Fractures, Distal* / surgery
  • Male
  • Open Fracture Reduction* / methods
  • Postoperative Complications
  • Range of Motion, Articular
  • Retrospective Studies
  • Treatment Outcome